Ana sayfa
  Amacımız
  Gökçen Göçer
  Fotoğraflar
  GÖKÇEN'e Şiirler (Sesli)
  Makaleler ( SESLİ )
  Gökçen'in kütüphanesi
  Gökçen Göçer Yaşam Hakkı Derneği
  Oyunlar(games)
  Çocuklar için
  Çocuk Sağlığı
  Acil ve ilk yardım
  Haberler
  Hukuk Köşesi
  Sizden Gelenler
  Uyarılar-Önlemler
  Power Point( YENİ )
  İletişim
  English
  Deutsche
  France
  Canlı TV
DERNEĞİMİZ

DUYURULAR
Untitled Document


DERNEK YEMEĞİMİZDE BULUŞTUK


22 Eylül 2008 Pazartesi günü derneğimizin iftar yemeğinde buluştuk.
100 kişi civarında üyemizin, çocukları ile katıldığı iftar yemeğimiz, çok samimi ve sıcak duyguların egemen olduğu bir ortamda gerçekleşti. Gökçen'in fotografını baş köşede gören anneciği göz yaşlarına hakim olamadı.
Yemeğe, Derneğimiz İstanbul Şubesi il başkanı Sayın Abdülkadir Bilge'de katıldı.
_____________________


TRAFİK KAZALARINDA HASTANE MASRAFLARI
Serdar Gözütok

2928 SAYILI TRAFİK KANUNU
Trafik kazası sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan kazazedelerin, kanuna göre tedavi için ücret ödememesi gerektiği belirtildi. Tüketiciler Birliği, kazazedelerin haklarıyla ilgili bir rapor hazırladı. Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi gören kazazedelerin bu tedavileri sonucu hastane tarafından ücret talep edilemeyeceğinin belirtildiği raporda, 2918 Sayılı Trafik Kanunu'na göre herhangi bir trafik kazası sonucu yaralan kişi en kısa sürede hastaneye yetiştirilmek ve gereken tedavinin yapılması hükümlerini içeriyor. Yönetmeliğe göre, hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumu, sosyal güvencesinin olup olmadığına ve hastanın özelliğine bakmadan gereken tedaviyi ve müdahaleyi herhangi bir ücret talep etmeden yapmak zorunda. Bu tedavi sonucu oluşan masrafın ise Sağlık Bakanlığı Karayolları Trafik Döner Sermaye İsletmesi tarafından karşılanacağının belirtildiği rapora göre, vatandaşların haklarını bilmediği için sorunlar yaşandığını ve hastanelerin bu kanundan bihabermiş gibi gözüküp vatandaştan para talep etmelerinin suç olduğu belirtildi.
_____________________

CEP TELEFONU KULLANICILARINA KÖTÜ HABER !

Hiç kulağımızdan indirmediğimiz cep telefonlarının sağlığımız için ne kadar tehlikeli olduğu yapılan bir araştırma ile bir kez daha tescillendi.
ABD'nin başkenti Washington, tüm dünyadan kanser uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Radikal'in haberine göre Dünyanın önde gelen kanser araştırmacıları, cep telefonu kullanmakla beyin kanseri arasındaki doğrudan ilişkiyi, sigara içince akciğer kanserine yakalanma riskiyle eşdeğerde görüyor.
Hem kişileri hem de hükümetleri uyaran uzmanlar, özellikle toplantının yapıldığı ABD'de cep telefonu kullanan çocuk sayısının çokluğuna dikkat çekerek, bir dizi acil önlem alınmasını istedi.
Kullanım yaşının yasalarla sınırlandırılması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, çocukların beyin yapıları henüz yetişkinler kadar gelişmediği için, cep telefonunun yaydığı radyasyondan daha fazla etkilendiklerini, acil durumlar dışında ve kulaklık olmadan cep telefonuyla konuşmanın çocukları olumsuz etkilediğini açıkladı.
Tüm dünyada cep telefonu kullanmaya başlayalı çok uzun süre olmadığını, dolayısıyla zararlarının henüz tam görülemediğini belirten uzmanlar kanser vakalarının cep telefonu kullanımıyla birlikte ne kadar çoğaldığını görmek içinse az bir zaman kaldığını söylüyor.
Kulaklık şart!
ABD, Albany Üniversitesi'nin araştırması cep telefonu kullanan birinin kullanmayana oranla beş kat fazla beyin tümörü riski taşıdığını gösterdi. İsveçli kanser uzmanı Lennart Hardell ise cep telefonunun mutlaka kulaklıkla kullanılması gerektiğini söylüyor.
Beyin tümörünün çok yavaş ilerleyen, dolayısıyla teşhisi, tedavi şansı geçtikten sonra yapılabilen bir tümör türü olması sebebiyle uzmanlar önümüzdeki yıllarda beyin kanserine yakalanacak kişi sayısının artmasından endişe ediyor.
Albany Üniversitesi'nden David Carpenter dünyada 3 milyarın üstünde cep telefonu kullanıcısı bulunduğunu, bunların çoğunun çocuk ve genç yaşta olduğunu, dolayısıyla gelecek kuşaklarda görülecek beyin kanseri vakalarının, tüm zamanların en büyük kanser vakası rakamı olacağını söylüyor.
Sigara gibi uyarı yazılsın
Cep telefonu üreticilerine de mesaj gönderen araştırmacılar, telefonların üstüne de sigara paketlerinde olduğu gibi sağlığa zararlı olduğu yönünde uyarı yazılması, yazılmamış telefonların toplatılması gerektiğini söyledi.
Toplantıya İngiliz ve İsrailli araştırmacılar da katıldı. İngiliz araştırmacılar teknoloji geliştirmenin bir sorumluluk olduğunu, geliştirilen ürünlerin sağlığa en az zararlı şekillerde üretilmesi gerektiğini söyledi. Gökçen'in davası 13-05-2010


- KAMUOYUNA DUYURU - GÖKÇEN’İN HİKAYESİ:



MİNİK BİR CANIN BEDELİ 16.000.-TL 11.05.2010 Salı Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinden karar çıktı. 9 Eylül 1997 de doğan minik Gökçen’in 8,5 yıl süren kısacık yaşamı 26 Haziran 2006 tarihinde, Algida dondurma almak için gittiği bakkal da dondurma alırken elektirik akımına kapılmasıyla sona erdi. Daha doğrusu yaşamı elinden alındı. Bu konuda Gaziantep 10.Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava, davaya bakan hakimin kendi mahkemesinin verebileceği ceza sınırının, Gökçen’in yaşamını yok eden kişilere az olacağı düşüncesiyle görevsizlik vermesi sonucu dosya AĞIR CEZA MAHKEMESİNE gönderildi. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN de görevsizlik vermesiyle tekrar Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilen dosya yapılan duruşmalardan sonra karara bağlandı. Karara göre bakkal dükkanını çalıştıran Adnan Erol Efendioğlu’na bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve aynı bakkalı çalıştıran Ali Fuat Efendioğlu’na yine bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildi ve bu ceza günlüğü 20.-TL dan 16.000.-TL para cezasına çevrildi. Henüz hayatının ilkbaharında vicdansız kişilerce yaşamı elinden alınan Gökçen’in katillerine verilen cezanın yetersiz olması Gökçen’in ailesini üzüntüye boğdu. Baba Hasan Fuat GÖÇER; suçlulara verilen cezanın az olduğunu, daha önceden bir çok kişinin aynı noktada elektirik akımına kapıldığını ve işyerini uyardıklarını fakat iş yerini çalıştıran baba Ahmet Efendioğlu ile çocukları Adnan Erol ile Ali Fuat Efendioğlu’nun bu uyarılara aldırış etmediklerini, gerekli tamiratı veya kontrolü yaptırmadıklarını, göz göre göre gelen ölüme karşı kayıtsız kaldıklarını belirterek “ bu duruma kaza denilmeyeceğini bunun adının apaçık CİNAYET olduğu “ söyledi. Olası kastın bütün unsurlarını taşıyan acı olayda ilk mahkeme olan ASLİYE CEZA MAHKEMESİ bu durumun farkına vararak dosyayı AĞIR CEZA MAHKEMESİNE göndermiştir. Maalesef AĞIR CEZA MAHKEMESİ dosya üzerinde ki inceleme neticesinde dosyayı tekrar ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE iade etmiştir. Elbette bu Mahkemenin takdiridir. Yasal yollarımız bitmiş değildir. Yargıtay nezdinde gerekli Temyiz işlemlerini yapacağız. İnanıyorum ki Yargıtay kararı bozarak olması gereken cezayı verecektir. Ayrıca Yargıtay da önemli bir hususun daha incelenmesinin yapılmasını isteyeceğiz. Dondurma firması ALGİDA da bu olaya illiyet bağı ile bağlıdır. Cazip reklamlarla çocukları kendine çeken ALGİDA, dondurma dolaplarının monte edilmesinde uyulması gereken gerekli KURALLARA UYMAMIŞTIR VE HALEN DE UYMAMAKTADIR. Olayın meydana geldiği işyerinde bilirkişilerin verdiği rapora göre uzun zamandan beri TOPRAKLAMA TESİSATI BULUNMAMAKTADIR. Hal böyle iken topraklama hattının olmadığı bir yere her hangi bir dondurucunun veya buzdolabının monte edilmemesi gerekirdi. Halbuki ALGİDA topraklama hattı olmayan bir yere dondurma dolabını monte ederek bu kurala uymamış ve Gökçen’in yaşamını kaybetmesine olanak sağlamıştır. Dava artık yeni bir aşamaya girmiştir. Kamuya mal olan “ Gökçen’in Davası” nda Yargıtay’ın kararı düzelteceğini ve örnek teşkil edecek bir karar alınacağını ümit etmekteyim. Minik bir canın bedelinin 16.000.-TL olduğu bir ülkede adaletten bahsetmek ne kadar doğrudur. Verilen karar kamu vicdanını tatmin etmekten çok uzaktır. Kamu vicdanını tatmin edecek cezaların verilmesi suçların azalmasında çok fazla etken olacaktır. Tüm insanlara soruyorum. HANGİNİZ KENDİNİZİ BENİM YERİME KOYMAK İSTER ? ANGİNİZ BENİM YAŞADIĞIM ACIYI YAŞAMAK İSTER ? Eğer benim yaşadığım acıyı yaşamak istemiyorsanız, benim sizin için vermiş olduğum mücadeleme destek olunuz. Şunu çok iyi anlamanızı istiyorum, benim vermiş olduğum HUKUK MÜCADELESİ kendim için değildir. En ağır ceza verilmiş olsa dahi benim acım dinmeyecektir. “Bana öyle bir adalet söyleyin ki Sevgili kızım GÖKÇEN’i bana geri versin.” Elbette bu mümkün değil. O zaman benim mücadelem niçin ?.. SİZİN ÇOCUKLARINIZ İÇİN, BÖYLE BİR ACIYI SİZİN YAŞAMAMANIZ İÇİN diyerek sözlerini tamamlamıştır. Gökçen Göçer Yaşam Hakkı Derneği Genel Merkez
_____________________
.

GÜNCEL
GÖKÇEN' İN DÜĞÜNÜ
                                      GÖKÇEN’İN DÜĞÜNÜ 
   Merhaba !
  Gökçen’in kütüphanesi anlamlı bir hafta olan, kütüphane haftasında açıldı. 27 Mart 2007 günü saat 10.00 Gökçen’in okulu Mehmet Emin – Zekiye Üstünel ilköğretim okulunda çok kalabalık bir davetli topluluğuyla açıldı.
  Program saygı duruşu ve İstiklal marşı ile başladı, okul müdürü sayın Bekir Kurt, Gökçen ve kütüphaneler hakkında konuşma yaptı. Daha sonra İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Süleyman Şişman, kütüphanemizin öneminden ve Gökçen’in bu kütüphane ile eğitime çok büyük katkısı olduğunu anlatan bir konuşmanın ardından, sözü bana verdiler, okulda ki çocuklarımıza etraflarında ki olan olumsuz  davranış ve olumsuz olaylara karşı duyarlı olmaları gerektiğini,insan hayatı için tehlike oluşturacak her şeyi,yakınlarındaki yetkililere,öğretmenlerine ve ailelerine anlatmalarını ve tedbir alınana kadar olayı takip etmeleri gerektiğini anlattım. Gökçen bir kibrit çaktı, bizler bunu meşale haline getirmeliyiz dedim.
    Daha sonra çocuk korosu şiirler ve şarkılar söyledi, kısa zamanda hazır hale gelen Gökçen’in arkadaşları folklor gösterisi yaptılar. Bütün misafirler duygu dolu bir ortamda idi, bir çok kişi gözyaşlarına hakim olamadı. Bu gösterinin ardından eşime ve bana plaket verdiler,eşimin durumunu anlatmama imkan yok,töreni başından sonuna kadar, gözlerinde yaşlarla izledi. Plaketin ardından okul içinde en çok kitap okuyanlara hediyeleri, İl milli eğitim müdürü, İl müftüsü, Seferberlik bölge başkanı, İl telekom müdürü, İl kültür müdürü  ve Okul müdürü  tarafından verildi.
     Gelen misafirlerimiz ellerinde kitapları ile geldiler, şehir dışından gelen dostlarımız da vardı, İskenderun’dan, Trabzon’u temsilen, ayrıca bir çok dostlarımız telefonla,mesajla yada telgrafla ulaştılar.
     Bu törenin ardından ,kurdelayı kesmek üzere kütüphaneye çıktık, açılışı İl milli eğitim müdürü yapacaktı, ama İl müdürü yerinde ve çok güzel bir nezaket gösterisiyle, açılışı eşime yaptırdı, çok duygulu anlar yaşandı.
    Eşim ve ben, birbirimizden habersiz aynı şeyi düşünmüşüz; Gökçen’in düğününü göremedik, ama davetiyeleri dağıtırken, sanki Gökçen’in düğün davetiyesi dağıtıyorduk, kurdele kesilirken, yüzük töreni, kütüphanede tebrikleri kabul ederken, sanki nikah tebrikini kabul ettik, çocukların söylediği şarkılar, oynanan folklör çalınan davullar, zurnalar sanki bir düğün töreni idi,
    BİZ GÖKÇEN’İN DÜĞÜNÜNÜ YAPTIK  !
    Basının ilgisi çok büyüktü, Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İHA, Cihan Haber Ajansı, NTV, Olay TV, Kanal 5 TV, Gaziantep 27, Zafer Gazetesi, Metropol Gazetesi, Hakimiyet Gazetesi, Olay Gazetesi ve yöneticileri de bize çok büyük destek verdiler.
    Gökçen orada 2 ilginç ve hayırlı olaya sebep oldu. 
    Bir misafirimiz yaptığımız işten o kadar etkilenmiş ki, kendi okuduğu ilk okulun kütüphanesini yaptırmağa karar vermiş.
    Ve Gökçen’in kütüphanesinin kurdelası kesildikten sonra Ankara dan gelen bir telefonla, kötü bir hastalıktan yatan 6 yaşında ki bir çocuğun imdadına yetişildi ve ihtiyacı olan çelik korse yerine ulaştırıldı.  Bu iki olay bizi çok sevindirdi, bunları yapanlara ve yapacaklara minnettarız, Allah’ta her zaman kendilerini korusun.
  
2007-03-31
GÖKÇEN'İN KÜTÜPHANESİ AÇILDI
  
2007-03-29
GÖKÇEN'İN KÜTÜPHANESİ AÇILDI
  
2007-03-29
Sayfalar :  1  2  3  4 
  
Ziyaretçi defteri

Oku

Yaz
Mail listemiz
Mailiniz :

Ekle    Çıkar
Tavsiye et
İsminiz :

Arkadaşınızın maili :

DOKTOR AMCAM

KURUMLARA UYARI !
KAYIP ÇOCUKLAR
2006-08-14 den beri 668179 ziyaretçi