| DERNEĞİMİZ
|
|
|
| DUYURULAR
|
|
Untitled Document
|
| |
|
|
|
SİZ HİÇ ÇOCUĞUNUZU KAYBETTİNİZ Mİ ?
|
|
| |
Gençlik yıllarında genellikle annelerimizin bir sözü vardı ''çocuğunuz olunca anlarsınız''.Ne kadar doğru bir sözmüş.Aileme aşırı derecede bağlı büyüdüm ama bu bağlılık manevi anlamda bir bağlılıktı,sevdiklerimin bir gün aramızdan ayrılacağını düşünmek beni kahrederdi hep,o zamanlar bekar kalmağı,evlenmeğe tercih ederdim çünkü aynı duyguların süre gitmesinden korkardım ''ya bir gün ayrılık olursa'' diye,ben nasıl katlanırım diye düşünür ve için için derdim ki ''bana kimsenin acısını gösterme,önce beni al '' derdim Allah'a. Nikah ve ölüm saatı şaşmaz derler,gün geldi bende evlendim,arka arkaya 2 kız çocuğu verdi yaradan,bir baba ne yapabilir ki,ancak işten geldiğimde oynardım bebelerle asıl yük anne de idi,doğal olarak ama her gece kalkar gizlice herkesin nefeslerini dinlerdim,yataktan kalkamadığım anlar,öksürük seslerini ya da nefes alışlarını duymak benim için en büyük mutluluktu,hiç bir zaman çok şey de istemezdim Yaradan dan,sağlık,sıhhatten ve mutlulukta
|
|
GÖKÇEN'E MEKTUP
|
 | |
Sevgili kızım Gökçen Bugün 188 gün oldu… senden ayrılalı , bugün hem bayram hem de yeni yıl,bir yıl önce yeni yıla ne umutlarla girmiştik,ne hayaller kurmuştuk,ne güzel eğlenmiştik,hatırlıyorsun eminim;ablanla,sana yılbaşı hediyesi almıştık ama koyamamıştık ağacın altına,ne annen nede ben.Çünkü senin gözün merakla ağacın altındaydı,hediyelerinizi her yıl siz görmeden Noel baba nasıl getirip koyuyor diye merak ediyordun,ablanla seni,babaanneye bakın gelin diye gönderdik ve siz oraya yönelir yönelmez,annenle birlikte hediyeleri acele ağacın altına koymağa çalıştık ama o esnada ağacı salladık ve ağaçtaki zillerin sesini duydun,Noel baba geldi diye ac
|
|
KIZIMA MEKTUPLAR
|
 |
KIZIMA MEKTUPLAR Sevgili kızım Gökçen bugün tam 44 gündür senden ayrıyız,hatırlıyorsun biliyorum 19 haziran 2006 da karneni aldığın gün çektirdiğimiz bu fotoğrafı,deselerdi inanmazdım bu fotoğrafın seninle birlikte çektirdiğimiz son fotoğraf olduğunu,nasılda masum poz vermişsin yavrum.Nereden bilecektik tam bir hafta sonra ayrılacağımızı, hani tatile gidecektik Avşa adasına, Ankara vapurunun dalgasını bekleyecektik sahilde,ablanla kumdan kaleler yapacaktın,sırtıma binip denize girecektin.Hatırlı_ yor musun? Alper’i hani Karaburun’u görünce deli gibi koşmaya başlamıştı,Karaburun da kendisiyle oynuyor diye onun arkasından koşuyordu da,kucaklayıp almıştım Alper’i, köpekten korkmasın diye de alkışlamıştık, sanki yarış yapmışlar gibi,gecede pasta ile kutlama yapıp Alper’e midye kabuğundan madalya takmıştık,nasıl mutlu olmuştu köpek ile insan arasındaki yarışta birincilik madalyası alınca.İngiltere’de arkadaşlarına gururla madalyasını gösteriyormuş.Balıkçı Zafer’in sahilde midye ayıklamasını sandalın içine oturarak saatlerce izlerdin. Yüzmek istemiştin ama korkuyordun, seni göğsünün altından
|
| |
Sayfalar : 1 2 |
|
|
| |